günün ardından etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
günün ardından etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağustos 27, 2012

işte orası

Gözleri en uzaklara dikmenin ve sonsuz beklemenin insanı taş kestiği yerdeyim..

Ağustos 21, 2012

gitmek ya da kalmak; ama arada kalmamak!

İnsan, gidebileceği ilk fırsatta gitmeli..Gitmek hala mümkünken, ardında bıraktığın yanına aldığından daha azken, yollar seni büyük bir iştahla beklerken..
Ama yalnızca bir tozlaşmaya dönmüşse gitmek, parçalara ayrılmış benliğiniz tek bir yere meyil etmişse, gözleri yatırıp da gerilere bir bekleyişi emziriyorsa gecenin gülibrişiminde.. Geriye bakılarak ileri gidilelemeyeceği cebe konulmalı ve tamamlamak için yele verdiğin yarını, kalmalı; kalınabiliyorsa eğer..

Ağustos 18, 2012

anlam

Bazen bahar gelir.Yaşam fışkırır kuruduğu düşünülen daldan.. Göğe bakılırak, dolunay beklenir. Yıldız kaymasa da itinayla dilek dilenir. Bazen insanın dileyeceği ne çok dileği vardır. Şarkılar başka güzel, şiirler daha bir derin ve anlamlı..
Ama en güzeli baharın, içinizde olanıdır..
Bayramın da...

Ağustos 16, 2012

elbet

Yavaş yavaş ve sakin sakin..
Arabanın hızıyla yok olan anlamlar ve kokular kendilerini yeni sulanmış bir fesleğen gibi bırakıverirler..
Arabadayken bir şeyin içinden geçersiniz ama yalnızca arabanın içindesinizdir.
Ama bisikletin her pedalı sizi yaşama daha çok yaklaştırır. Sesler, hisler, kokular, yüzler içinden ağır ağır geçerken; istemediğiniz her şeyi geride bırakırsınız. Yaşamın tüm kiri pası pedallarınız arasında, sizin belirlediğiniz hızda geride kalır..
En sevdiğiniz kitabın sayfaları arasından geçer gibi çeviriverirsiniz sayfalarını an'ın..
Ama elbet vardır bisikletli de olsanız; geride bırakamayıp, nereye gitseniz su gibi yanınızdan, aklınızdan bir an olsun ayıramadığınız..

Ağustos 15, 2012

sanat mikser'in ardından

"Sanat Mikser / Kunst Mixer, Türkiyeli ve Hollandalı gençler arasında kültürel değiş tokuş anlamına geliyor. Farklı ülkelerden on sekiz genci bir araya getirin, birbirleriyle tanışma olanağı tanıyın ve onlardan hem kendi hem de birbirlerinin kültürlerindeki “tuhaf” özellikleri dile getirmelerini isteyin. Sonuçta ortaya muhteşem bir multidisipliner gösteri çıkacaktır. Üç profesyonelin refakatinde gençlerin üç gün boyunca yaptıkları çalışma sonucunda ortaya çıkan gösteriyi izleyenler, kendilerinden bir şeyler mutlaka bulacaklar."
Buldular..
Sanat, işte böyle bir şey.. Bir sürü parçadan oluşan ama bütünde o parçalardan büyük olan.. Bir ışık uğruna anlattığın ama bakan her gözle farklı bir ışığa, anlama bürünen..
"Aynaya bak" dedi adam.. Duydu kadın.. Bunca kuklacıklar ordusu içinde asla gelmeyecek bir otobüsü beklerken kaybettiği düşlerinin yerini toplumun ondan beklediği davranış modelleri alırken... Zaten var olan bir yüzün üstüne başka bir yüz yamamaya çalışırken.. Aslında beklediğimiz, kendimizden başkası değilken..
Aynaya bakın; müzikle, dansla, oyunla, sanatla.. Ama ille bakın.. Göreceğiniz yüz sizi hiç şaşırtmayacak. Şaşırmadığınıza çok şaşıracaksınız...

Ağustos 04, 2012

düşeş

Sesimin kuşları uçtu, kırarak coşkumun kafesini..
Renkler küskün, sözler yetersiz, özlemek önemsiz..
Ağlamak için bir ağaç dalı, yürümek için boş sokaklar kullanılmalı..
Ve hayallerin sesi kısıldığında yalnız kendine kokan bir fesleğen sulanmalı..
Dayanmalı; neye, neden, ne kadar olduğunu bilmeden..
Pardon bakar mısınız, sizinle hiç düşmüş müydük düşlerimizden?


Temmuz 20, 2012

hazin..

Sesine kırlangıçlar konan çocuk,
Ürkütmeyeyim diye kanatlarını
Hiç büyümedi..

Temmuz 19, 2012

pupa yelken!!

Ömrümün faresi,
Sana bir haberim var, batmadı gemim..
Derin denizlere doğru pupa yelken..

Temmuz 08, 2012

"bir" cümle kaldı desem yeridir..

Sen bir düş'tün..
Tüm geçirgenliğiyle evrenin, tüyden hafif..
yüreğime düştün..

Mart 07, 2012

!

Bazen, yazmanızın tek nedeni başka hiçbir şey yapamamanızdır..
Bir uçurumun kıyısından sesinizin yankısını duyamamak, bir kuyunun başında içinizdekileri haykıramamak, bir bomba olup patlayamamak, bir nar gibi kırılıp paramparça olamamaktır..
Bazen, yazmanızın tek nedeni. başka hiçbir şey yapamamaktır..

Şubat 18, 2012

kanadı olup uçamamak..

Bu gün süslenmek istemeyen sözcükler, bir çiçeğin taç yapraklarıyla bir uçuşuverdi..Ahvalimi anlatmaya bir dost eli bile erişemedi..
Karanlıktayken insan, neden her yer çok aydınlık..

Görsel: Gürbüz Doğan Ekşioğlu

Ocak 15, 2012

külahları değişmek

Bulutların ardından beliren güneş..
Damla damla eriyen kar..
Yeni doğmuş çocuk kokusuna sinmiş cennet..
Külahına göğü doldurmuş geliyor umut..
Bu, onun kokusu, onun coşkusu..
Çorak toprakların suyla buluştuğu vuslatta,
külahları değiştik bir kanatta..
O, bana cennetini verdi tüm sevgilerin;
ben ona ömrümü, hiç düşünmeksizin..

Ocak 08, 2012

hayat..

Kaçan bir çoraptı hayat.. Ne kadar örtmeye çalışsan kaçıktan görünen teninin rengi, düşlerinin orta yerinde kocaman bir oyuktu..
Hayat, üstüne oturmaktan yassılaşmış bir tutam ottu. Her seferinde usulca yaptığın hamleler seni tekrar yerine oturttu. Olduğun yerde kalmana neden de işte sadece buydu..

Aralık 06, 2011

bestesi zamanın

Bazen, en açılası yerinden bir perde kapanır..
En görünesi yerinden bir rüya karanlığa bulanır..
En ince yerinde zamanın bir tel kopar; bu beste hep böyle çalınır.. Eskiyen tellerin yerini kocaman bir boşluk alır..

Aralık 01, 2011

-siz

Ben, senden hiçbir şey beklememiştim..
Ondandı, sorduğum hiçbir sorunun ardına
soru işareti koyamayışım...

Kasım 27, 2011

senin'le

Senden önce, bir diş ağrısıydı yaşamak.. Bir an önce dindirilmesi gereken bir ağrı, bir ağır kanama..
Hiç açılmamış bir kapının kilidinin döndüğü tozlu odada, rengi görülmemekten solmuş bir eşyaydı orada... Şairin* dediği antik'acılar sokağına bile çıkamayan bir iç acısı, durmaksızın yaralanma..
Yüzümü yıkadım, silkindim tozlarımdan.. Anladım, hiçbir acı antik değildir bu yaşam çıkmazında.. Acılarımı sevdim, umut umut filiz verdiler yeni başlangıçlara..
Bir sabah gün doğumunda uyandım, saçlarımı topladım.. Artık görülmesi gereken çok şey vardı çünkü hayatta..
*sunay akın

Ekim 13, 2011

hoş geldim!

Hayat bazen, şapkadan tavşan çıkarabilir..

Haziran 21, 2011

havada bulut

Ben hüznün kollarında gidişlerin uslandırdığı tay, yelelerimi rüzgara kaptırdım..
Kaç zaman oldu bekledim Godot'yu.. Dün gelmedi..Bu gün de.. Yarın da gelmeyecek anladım..
Yollara yatırdığım gözlerimi uyandırdım bekleyiş uykularından, o kitabı kapattım..

Haziran 09, 2011

bu gün..

Arayıp bulmak bile istemiyorum nasıl olduğumu.. Yalnız susmak, bağıra bağıra sus pus olmak..
Hızla giden bir arabanın duvara çarptığı o andaki parçalanıp dağılma hissi boğazıma yapışmış; nefes alamıyorum..
Bu gün yalnız susma hakkımı kullanıyorum..

Haziran 06, 2011

hep..

En ince yerinden kırılan daldık..
yet'ti artık..